23 10 2012

Doğal Çevremizin Sınırlılığı

Doğal Çevremizin Sınırlılığı Tarih boyunca insanlar do­ğal kaynakların sınırsız olabile­ceğini düşünmüşlerdir. Bu da insanların uzun yıllar boyunca doğal kaynakları bilinçsizce kullanmasına yol açmıştır. İhti­yaçların çeşitlenmesi, tüketi­me bağlı olarak doğa ve insan arasındaki dengeyi doğanın aleyhine bozmuş, doğal çev­renin tahribatıyla birlikte za­manla açlık ve fakirlik hızla iler­lemiş ve ekolojik dengede bo­zulmalar meydana gelmiştir. - Topraklar; Erozyon, kentleşme ve kirlenme ile azalmakta -  Ormanlar çeşitli nedenlerle yokedilmekte ve yerine yenisi oluşamamakta - Tatlı sular yanlış kullanımdan dolayı hızla kirlenmekte ve nüfusun hızlı artması ile tüketimi de artmakta - Su ürünleri; teknolojinin gelişmesiyle hızla tüketilmekte ve mercan resifleri zarar görmekte ve doğal denge bozulmaktadır. Toprak ve Orman Sınırlılığı Toprak, üzerinde tüm canlıların barınıp yaşadığı ve beslenmesi için gerekli ürünlerin yetiştiği canlı bir varlıktır ve yaşamın kaynağıdır. Toprak; hava, su ve diğer doğal kaynaklar gibi insan yaşamı için önem taşıyan kısıtlı bir değerdir. Doğal değişim döngüsü içinde atık­ların emilmesini sağlayan bir filtre olma özelliği yanında organizmalar için yaşam alanı, madenler ve suyun saklanması içinde bir depo görevi görür. Sosyoekonomik faaliyetler için mekânsal bir temel oluşturan toprak tarihî ve kültürel mirasımızın da üzerinde yer aldığı bir unsur olarak yararlı birçok özelliğe sahiptir. Dünya nüfusunun artışı ve bununla birlikte beslenme ve konut gibi gereksinimlerin giderek art­ ması, ekolojik dengenin her geçen gün bozulmasına neden olmaktadır. İnsanlar tarafından tahrip edilen yağmur ormanları yenilenememekted... Devamı