24 10 2012

Türkiye’nin Yer Aldığı Yeni Jeopolitik Ortam

Türkiye’nin Yer Aldığı Yeni Jeopolitik Ortam Dünyada meydana gelen büyük sosyal olaylar; siyasi, askeri, sosyo-kültürel ve ekonomik alanlara yansır, siyasi coğrafyada değişiklikler yaratır ve mevcut dengelerin bozulmalarına sebep olur. Bozulan dengelerin yeniden tesisi için yeniden şekillenme ve düzenleme arayışları başlar. Bu arayışlar uzun zaman alır, hatta devamlı olduğunu söyleyebiliriz. Her seferinde güçlü ülkelerin/galiplerin öngördüğü şekilde bir düzen oluşturulur ve bu düzen de “Yeni Dünya Düzeni” olarak adlandırılır. Her “yeni dünya düzeni”, oluşumunu sağlayan güçlerin milli menfaatlerini gerçekleştirecek düzendir. Düzen, güç dengelerini sağlayamamışsa, adil değilse (güç odakları açısından) yeni bir düzeni aratacak büyük olaylar yola çıkıyor demektir. Soğuk Savaş sonrası kurulan yeni dünya düzeninin geldiği aşamaya bugün “Küreselleşme” deniyor. Küreselleşmenin temelleri; aslında, İkinci Dünya Harbini müteakip atılmaya başlamıştır. IMF ve Dünya Bankası gibi dünya ekonomisinin kontrolünü elinde tutacak oluşumlardan sonra kurulan uluslararası örgütler günümüze kadar küreselleşmenin örgüsünü ve ağını tamamladılar, 1980’den itibaren de ekonominin küresel çapta tam kontrolünü sağlayacak enstrümanların (özelleştirme... gibi) düğmesine basılmaya başlandı. Ekonomide, kültürel alanda ve politikada küreselleşme / küreselleştirme devam ederken Soğuk Savaşı sona erdiren Sovyetlerin çöküşü, Varşova Paktı’nın dağılması ve komünizmin iflası ile Avrasya’da, daha doğrusu Türkiye’yi çevreleye... Devamı

24 10 2012

Jeopolitiğin Tarihi Gelişimi

  Jeopolitiğin Tarihi Gelişimi İnsanın fiziki çevresi ve davranışları arasındaki çevresel münasebetlerin araştırılması çok eski dönemlere kadar gitmektedir. Eski Yunanlılar, toplum ile coğrafya arasındaki ilişkilerle ilgilenmişler; Herodot (M.Ö. 485-425), Eflatun (M.Ö. 427-347) devlet ile o devletin üzerinde yaşadığı arazinin ilişkilerini incelemişlerdir. Aristo (M.Ö. 384-322), içinde yaşadığı Atina şehrinin özelliklerinden cesaret alarak bir ülkenin büyüyüp gelişmesi için, muhtemel dış saldırılardan tepeler ve dağlarla korunmuş olması ve denizaşırı ticaretten azami istifade için iyi bir limana yakın bulunması gerektiğini ileri sürmekte idi. Strabo (M.Ö.63-M.S.24), devletlerin kültürel ve politik faaliyetleri ile üzerinde yaşadıkları araziler arasındaki ilişkileri belirtmeye çalışmış ve Roma İmparatorluğu’nu inceleyerek “Coğrafya” isimli kitabında, büyük bir politik yapının, sağlam bir merkezi hükümete ve mekanizmanın düzgün işlemesi için de yetkilerin bir kişide toplanması gerektiği sonucuna varmıştı. Bu noktadan hareketle mükemmel coğrafi mevkii, iklimi ve kaynakları dikkate alındığında, İtalya’nın böyle güçlü bir devlet olabileceğini ileri sürmüştü. Roma İmparatoru Jul Sezar (M.Ö.100-44)’ın coğrafi unsurların ülke fetihlerine olan etkilerini çok iyi incelediği bilinmektedir ve yaptığı muharebeleri kazanmasının en önemli sebeplerinden birisinin de coğrafyaya değer vermesidir denilebilir. "Galya Savaşları” isimli kitabında, coğrafya ile siyaset ve strateji arasında önemli ilişkiler bulunduğunu öne sürmüştür. Büyük İslam düşünürü İbni Haldun (1332-1406) “Mukaddime” adlı ünlü eserinde,... Devamı

23 10 2012

SİYASİ COĞRAFYA

“Siyasî Coğrafya” terimi, “Siyasî” ve “Coğrafya” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu nedenle bu iki kelimenin ayrı ayrı anlamlarını açıklamak ve daha sonra siyasi coğrafya terimi üzerinde ayrıntılı bir şekilde durmak gerekir. Siyasî; Arapça kökenli bir kelime olup, Siyasetle ilgili, siyasal, politik demektir. Siyasal; politika ile ilgili, siyasi, politik. Siyaset; politika, siyasa, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış demektir. Coğrafya ise; yeryüzünün tamamı ve bir parçası üzerinde, doğal, beşerî ve ekonomik olayların dağılışını, aralarındaki bağlantıları, sebep ve sonuçlarını inceleyen bir bilimdir. Siyaset ve Coğrafya kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulan Siyasî Coğrafya ise; Dünyanın tamamında veya bir bölgesinde ya da  ülkesinde, doğal, beşerî ve ekonomik olayların dağılışını, aralarındaki bağlantılarını, sebep ve sonuçlarını inceleyerek, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış belirleyen bir bilimdir. Bu kısa tanımlamanın ardından, Siyasî Coğrafyanın konusu ve inceleme alanı  nedir? sorusuna cevap aramak gerekir. Coğrafyanın anabilim dallarından biri olan Beşerî Coğrafyanın bir alt disiplini olan Siyasî Coğrafyanın konusu; devlet ile yer arasındaki ilişkileri incelemektir. Siyasî Coğrafya, devlet ile yer arasındaki ilişkileri incelemesini, coğrafyanın ilkelerine (dağılış, bağlantı ve sebep-sonuç ilkeleri)  uygun bir şekilde yapar.  Bir devlet; mekân olarak,  bir toprak parçası üzerinde kurulur. Bu toprak parçasına vatan da denir. Vatan, ancak üzerinde yaşayan ve onu korumaya ve değerlendirmeye çalışan  insanlar ile vardır. Bi... Devamı